Pazar, Temmuz 13, 2008

ALLAH VE SİSTEMİ SÜNNETULLAH

Akıllı insanlar için daima önemli olan, "KAVRAM"dır, "İŞLEV"dir! Düşünemeyenler ise "İSİM"lere takılır kalır!

"DİN" kelimesi kapsamında olan herşey, yaşamda algıladığımız ya da bizim algılayamadığımız bir boyuttaki bir sistemi bir oluşumu bize anlatmaktadır!

"DİN" adıyla açıklanan, "Mutlak Sistem ve Düzen" değil; yalnızca Sistem ve Düzenden insanların anlayabileceği kadarıdır!

İster "Doğa Kanunu" deyin, ister "Tabiat Kanunu"... Bahsettiğiniz şey, "ALLAH'IN YARATIŞ SİSTEM VE DÜZENİ"dir!

"Din" adıyla bilinen "SÜNNETULLAH", "Sistem ve Düzen"dir; ki, kimse için asla değişmez!

Dünyanın yaradılışı, "Ezelde yaratılan Sistem ve Düzen"de bir değişiklik meydana getirmemiştir!

"Sistem"in kurallarının geçerli olduğu HER "AN"da yaradılmışların herbirinde hükmedip onları yönlendiren, tasarruf eden, MÂLİK, hükümran, ALLAH'tır!

Allah'ın yarattığı bu "Sistem ve Düzen", kendi kanunlarıyla yürür!

Allah'ı bir tek Kurân'la kayıt altına alamazsın! O'nun sonsuz kelâmından bir "Kelâm", bir "Kelime"dir Kurân!

"OKU"nası "KİTAP", yalnızca Kurân değil; içinde yaşamakta olduğumuz Allah yaratısı "Sistem ve Düzen"dir de!

Din, komplike bir "Sistem"dir! Mühim olan, verilen şifreleri çözebilmektir!

Zamanüstü Bilgi Kitabı olan Kurân'daki sır, "Biz, size herşeyi misallerle anlattık!" uyarısındadır!

Kelimeler, anlatılmak istenen anlamların kılıfları, giysileridir!

Kurân'da anlatılanlar, -açık hükümler ötesinde- tümüyle semboller, mecazlardır!

Tasavvuf, baştan sona serâba sembol ve mecazdır! Sembolleri geçip, ardındaki gerçekleri anlamaya çalış!

Nerede "ALLAH" kelimesi geçerse, o kelimenin anlamını dışınızda veya karşınızda değil; içinizden, özünüzden gelen bir biçimde anlamaya çalışın! Ve öylece Nebi ve Rasûllere atfedilen olayları yorumlayın!

Rasûller ve Nebiler, dışardaki bir Tanrıdan vahiy almamışlardır!

Sakın kelimeleri Arapçadan Türkçeye çevirip de "Budur!" demeyin! Çünkü Kurân, Arapça değil; "ALLAHÇA"dır!

Kurân'ı anlamak için önce Rasûlullah'ı anlamaya, sonra da yaşamın gerçekleri ile âyetleri özdeşleştirerek-bütünleştirerek deşifre etmeye çalışmalıyız. Çünkü KURÂN, "yaşamın ve Sistem'in gerçeklerini açıklayan Kitap"tır!

Kurân'da anlatılan bizden öncekilerin yaşadıkları olaylardan ibret alıp, bu olayları, bize ne tür davranmayı ve düşünmeyi öğretmek istiyor gözüyle değerlendirmeliyiz!

Geçmişteki sembollerin hayâlinizde oluşturduğu senaryo ve rolleri, bugün bulmaya çalışmayın! Bugün mevcud olanların, geçmişte hangi sembollerle işaret edilmiş olduğunu anlamaya çalışın!

"Kurân'daki hikâyeleri nasıl yorumlayacağız" değil!.. "Kurân, bendeki hangi özelliğe bu anlatımla işaret etmiş acaba" şeklindeki somuttan soyuta bakış açısını öne almalıyız!

Kurân olayları sembol, mecaz yollu insanlara sunarak; onların anlayışlarına hitap etmek amacını gütmüştür. Okuyanlar kendilerine göre mânâlandırırlar. Ancak, inzâl edendeki murad ile "OKU"yabilen, gerçekten Kurân'ı okumuş olur!

"Hanif" olamadığınız sürece, Rasûlullah'ın yolundan gitmeniz -düşünsel olarak- mümkün değildir!

"Allah" İsmi ile işaret edilenin tüm isimleri asla kendini târif etmez! Tüm isimler, düşüncemizi, o isimlerin işaret ettiği mânâya yönlendirmek içindir!

"Allah" kelimesini değil; "Allah İsmiyle İşaret Edilen" cümlesini beyninize kazıyarak düşünmeye çalışın!

"Allah" adıyla anılanın isim ve sıfatları dahi, bizim düşünmemiz dilendiği biçimde bize bildirilmiştir. Ki, bildiren, bildirdiklerinden münezzehtir!

"Din"="Sistem" gibi kelimeler, bizim alt yapımıza göre verilen isimlerdir! Bize düşen, bu "Sistem"in mantığını algılayabilmek, yani "Allah ahlâkıyla ahlâklanmak"tır!

Son Nebi Muhammed Mustafa'nın uyarıları "Âmentü"de formüle edilmiştir. Bu bildirilenlere iman ederek sonsuz yaşam tarzını anlayıp tasdik etmemiz ve ona göre yaşamımıza yön vermemiz isteniyor.

İsimle uğraşmayı bırakıp, ismin içeriğine yönelmek zorunludur. Sistem içinde insanın yerini, fıtrat, istidat ve kâbiliyeti doğrultusunda varlıklar arasında nereye kadar erişebileceğini farketmek zorundasınız!

Kurân'da, "Sistem"e dair gerçekler, insanların içinde bulundukları ortam ve şartlara göre açıklanmış ve ermeleri gereken en alt sınır ve en üst sınır olarak hedefler gösterilmiştir!

"Allah" adıyla işaret edilen, genel bir oluşa yönlendirir düşünceyi... Önce bu oluşu anlayacak, Tanrı kavramından kurtulup arınacaksın... Sonra da bu genel oluş içinde Kendini tanımaya başlayacaksın!.. Hayvan olan yanınla, Cin olan yanınla, Melek olan yanınla ve "İNSAN" olan yanınla!

İnsanın, "DİN"in nasıl bir "SİSTEM" olduğunu anlaması için, "ALLAH" ismiyle işaret edilenin bir Tanrı olmadığını idrâk etmesi gerekir!

"Din"(SİSTEM), Kendini arayanlara tebliğ edilmiştir. Öyle bir derdi olmayanlar, diledikleri gibi yaşar ve sonuçlarına da katlanırlar!

Öncelikle yapılması zorunlu işlem, araştırmaktır... Araştırmaya başladığınız zaman "SİSTEM"i deşifre etmeye de başlamışsınızdır!

"Sistem"in olmadığı yerde mantıksal bütünlükten sözedilemez! "Din" kavramının ne olduğunu anlamadan evvel, içinde yaşanılan sistemin ne olduğunu kavramamız gerekir!

Acaba anlatılanlar, henüz bizim hazmedebileceğimiz-gerçeğe alıştırma sembolleri, mecazları mı?!

Ne zaman farkedeceğiz, "Din"in kişiye, içinde bulunduğu şartlara göre özel hitap ettiğini?

"Allah" İsminin işaret ettiği mânâyı kavramdan, bu kavrayışa dayalı düşünce sisteminizi oluşturmadan çelişkilerden kurtulamazsınız!

"Sistem", tümüyle bir "Kitap"tır! "Oku"mak da, Sistem'in tümünü okumak demektir!

Kurân'ı "Oku"yamayan, "Ümmül Kitab"ı hiç okuyamaz!

İçinde bulunduğun "Yaşam Sistemi"ni çöz!.. Farket!... Öğren! "OKU"-"İKRA"!... Peki..."Oku"nması gereken "Yaşam Sistemi" nedir?

Din'in temeli, "Tapılacak bir Tanrı olmadığı" esasına dayanır. Bunun sonucu da, insanların bütün yaşamları boyunca kendilerinden meydana gelecek fiillere katlanacakları gerçeğidir!

Evrenin tüm yapısında, her zerrede, her noktada bütün varlıklar Allah'a teslimdirler! İslâm, Allah'a teslim olma inancı, anlayışıdır.

Anlamadığınız şeyi, Allah’ın kullanmadığı kelimenin anlamıyla örtemezsiniz! Yaşadıklarımızın zâhiri, o olayın bâtınından; Bâtındaki oluşum da zâhirinde yaşanacaklardan bizi perdelemesin!

Bu varlık bir bütündür, tümdür. Her mahalde kendi konumuna göre Hükmünü icra etmektedir. İlâhi Hükümlere uyma zorunluluğu da bu hakikatin gereği ve sonucudur!

Şeriat, "SİSTEM"dir. Hakikat ise "SİSTEM'İN UYGULANMASI"! Şeriat, Kurân ve Allah Rasûlü'nün buyruklarından ibaret olup, hedef olan gayeye ulaşmayı sağlar.

"Tanrı" ve"Tanrılık" kavramından arınmadan, Bilgi Kitabı Kurân'ı anlayamazsın!

Kurân, "Yaşam ve değerlendirme kılavuzu"dur! Onunla Kendini tanır ve sorunlarına çareler bulur, içinde yaşadığın "Sistem ve Düzen"i farkedersin!

Nefsinden (Özünden-Zâtından) gelen hitâbı anlayabilmen için âfâkından "KİTAP" gelmiştir sana!

Gen'den Galaksiye ulaşan bir zincir içinde insan, kopuk tek başına bir halka değildir! Her birim, asla değişmeyen-yenilenmeyen, "Sünnetullah" denilen Zamanüstü Evrensel Sistem ve Düzen'den algılayabildiği kadarını kavrar!

Kurân'daki her bir âyet, her bir birimi ilgilendirir. Her bir birim, kendi kapasitesi kadar ondan âyet alır!

Her Kitabın anahtarı, "Bismillâhirrahmanirrahim"dir! Besmele'nin işaret ettiği "SIR"la yönelirsek, hedefe kilitlenmiş oluruz!

Beynindeki boş duran o muazzam kapasitenin daha ilk bölümlerini kullanmaya başladığında İLK EVRENSEL SIR VE GERÇEĞE ERECEKSİN!... Ki o da, bir Tanrının varolmayışıdır!

Her boyut varoluş sistem ve kuralına göre yaşanır. Bu nedenle, "Hakikat" yaşamında da şeriata ters düşen bir durum görülmez!

İslâm'ı değerlendirmek ya da değerlendirememek, Sistemdeki bir mekanizmayı değerlendirip kullanmak veya kullanmamaktır!

İnsanın zâhir ve bâtın dünyasında hâkim olan tek kudret, "Allah"tır!

Zâhir ve Bâtın dünyası sürekli değişime uğruyor, yenileniyor. Anlayışlar, değerlendirmeler yenileniyor... Ancak, değişmeyen şeyler de var... "Allah Sistem ve Düzeni"!

Allah, dilediği özelliklerini insan beyinlerinde açığa çıkacak biçimde insanın yapısında düzenlemiştir. Ölmeden önce öl ki, uykudan dünyada iken uyan, gerçekleri gör ve o gerçeklere göre yaşamını düzenle!

Size, Allah'ın yaradılışınıza bahşetmiş olduğu özellikleri kullanma yolları öğretiliyor... Ki bunları kullanarak ebedi saadete erebilesiniz!

Her zerrede ve kendinde olan varlığı tanı, varoluş şeklinin icabı olarak olarak meydana gelecek neticelere göre bilerek adımını at! İşte bunun için Din'in, İslâm'ın ışığına muhtaçsın!

Kimliğinden soyun.... Ve OKUduğunu söyleyen olarak yaşa!... O ânı ve olayı yaşayan olarak yaşa!

Soyunamadığın kadarıyla hâlâ bir Tanrı vardır kafanda ve şirk-i hafi bitmemiştir!

Aklını başına topla, mantığını kullan, en son bilgilere ve global bakış açısına yüksel ve Evrensel düşünceyle sorgula "Din"i!

Ne kadar bilginizi arttırırsanız, "Allah yaratmış olduğu Sistem ve Düzen"in işleyişini ne kadar kavrarsanız, o kadar hızla ilerleyecek-tekâmül edecek-kendi Özünüzdeki güzelliklere kavuşacaksınız!

Herkes, yaratılış mertebesine göre özelliklerle donatılmıştır. Tek, "Mertebeleri"; mertebelerin ehillerini ve mertebelerin gereği olan özellikleri yaratmıştır!

"Sistem", bütün insanlar için geçerlidir! İnsanın, Ezelden beri işlemekte olan "Din"-"Sistem" (Ölümötesi yaşama hazırlanma Sistemi) karşısında 2 seçeneği vardır!

Allah'ın Esmâ ve Sıfatını izhar Kanunlarının gereği ve sonucu, "İbadet" adı verilen çalışmalardır!

Amaca, araçla gidebilirsin ancak!

Araç, hedefleri kavrama ve gereğini yaşayarak ölümötesi yaşama hazırlanma amaçları içindir. Bir yandan araç olan "İbadet"leri hakkıyla değerlendirerek yol alacağız... Öte yandan da hedefi kavrayarak elimizdeki araçla amaca ulaşacağız!

"Sistemli düşünce"de çelişki yoktur! Düşünce sisteminizi, "Allah" İsminin işaret ettiği mânâya dayalı oluşturmadan çelişkilerden kurtulamazsınız.

Sistem ve Düzenin hakkını vermen için kendini bilmen gerek! Kendini tanımak için de önce biyolojik beden veya devamı olan ruh beden olmadığını farketmek zorundasın! Sen, "Evrensel ÖZ"den meydana gelmiş bir Evrensel objesin!

Ötede, Uzay!... Ötede ferman yollayan Tanrı!... Ötede Tanrı postacısı Peygamber!... Ötemde... Ötende... Ötede!!! Ötelerde bir yerlerde!!!! Peki ya sizdekiler?..........

Her yeni Allah'ın lütfudur! Eğer onu "Sistem"e oturttuğunuz zaman size geleceğiniz yönünden yarar sağlamıyorsa terkedin... Ama "Sistem"e uyuyorsa o zaman hemen değerlendirin, ki hedefiniz yolunda size hız versin!

"Dün"de yaşadığınız sürece kendinizi kayıtlar ve yeni yaratılmış sayısız kemâlâtı kaçırırsınız! Dün, ders almak; o dersle "Yeni"yi değerlendirmek için gereklidir; geri gidilmek ve yaşanmışı tekrar yaşamak için değil! Bu, "Allah Sistem ve Düzeni"ne aykırıdır!

Herşeyi dilediği gibi yaratan ve her an onlar üzerinde dilediği gibi tasarruf etmekte olan "Tek bir Sistem Bilinci"ne iman et. Ve basiretinle tüm boyut ve katmanlarıyla "Sistem"i ve Sistemdeki Bilincin eserlerini seyretmeye başla!

Karşılaştığın bütün olaylar, insan bedeni ile yaptığın yolculuğun tabii seyridir. Ve bu olaylardan gaye, senin Öz'ünü bulmana vesile olup ibret olmasıdır!

"Herşey aslına dönücüdür!" Zamansızlık ve mekânsızlık boyutundan yaratılan "İnsan" o boyutun özlemiyle yanar ve sonunda boyutuna erer!

"Sistem", açığa çıkışına göre hakkı verilmesi gereken bir sonsuz yaşamdan ibarettir!

Dünyada oluşan herşey, kendinden evvelki sebepler silsilesi etkisiyle yönünü bulur. Bu, yaratan Allah'ın Sistem ve Düzenidir!

Allah Rasûlü'nün bildirdiği herşey, eksiksiz fazlasız aynen Allah Sistemi'nin (Sünnetullah'ın) sonucudur!

Kendindeki üstün özellikleri keşfedebilmen ancak "Allah" varlığıyla mevcud olduğunu anlamandan ve özündeki Allah'ı keşfetmenden geçer!

Allah bize sınırlarımızı bildirir. ama kendisi her türlü sınırlamadan, kalıptan şekilden ve değerlendirmeden berîdir; kayıt altına girmez ve sınırlanmaz!

Geçmişteki bir ortamı gelecekte hiçbir tarihte aynıyla meydana getirmeniz mümkün değildir! "Sistem"e aykırıdır, olanaksızdır, muhaldir!

Her birim Allah'ın yaratış amacına uygun olarak kendisine kolaylaştırılanları ortaya koymak suretiyle Yaradanın yaratış hedefine ulaşır. İşte bu gerçek Kurân'ın anlattığı "Sistem"in özü ve özetidir!

"Sistem"de gereksiz hiçbir şey yoktur. Yaratılmış olanın başına gelen herşey ona takdir olunan hedef ve programın bir parçasıdır!

Cenâb-ı Hakk'ın Kanunları asla değişmez! Dolayısiyle yaşamda kitleleri altüst edecek olağanüstülüklere katiyyen yer yoktur!

Kişi Dünyada ilmini-irfanını-basiretini ne kadar arttırırsa, âhirette de o mertebelerin gereğini yaşayacaktır. Allah'ın kurmuş olduğu mizan dolasiyle biz, bu Dünyada yaşadığımız her ânı, her dakikayı çok büyük nimet bilmek zorundayız!

Evrende ölüm yoktur; dönüşüm vardır!

"Sistem"de eşitlik yoktur!

"Sistem"de geri dönüş imkânsızdır!

"Burçlar" İlmi, Allah'ın varediş Sistemi içindeki bir mekanizmadır!

Ne Allah'ta tekrar vardır... Ne tarihte tekerrür!

Kurân-ı Kerim'in hükümlerine ters düşmeyen konularda içinde bulunduğun toplumun sünnetine uygun hareket etmek "SÜNNET"e uygun davranıştır!

Hayatınızın en önemli şu anahtarını kullanabilirseniz eğer, Kurân'daki bütün anlayışınız değişime uğrar

Sistem ve Düzen, yaradılışı itibariyle imtihanın ta kendisidir!

"Sistem"deki bağlantıları kuramamamızın sebebi, "ALLAH" kavramını anlamamamız!

"Allah Sistemi" öyle bir düzendir ki, her an her zerrede yürürlüktedir! Evren, tüm içindekilerle birlikte Allah'a teslim olmuş haldedir!

Yaşamda, kendi boyutları içinde değişmez kanunlar şeklinde gelişen tabiat mucizesinin (yaşamı düzenleyen gerçeklerin) şifrelerini çözmeye çalışmalıyız!

Gerçeği farketme-kavrama gücü(NUR), kişiyi "Evrensel Sistem"i tanıma noktasına ulaştırır!

Dışarıdan buraya müdahale eden ikinci bir varlık yoktur!

Kurân'daki yöneliş ve kavranılması istenen gerçekler formülleri... Amaç, Allah'a bilinçli olarak yönelip O'ndaki gücün açığa çıkarılarak problemlerin çözülmesidir!

Fiiller sahasında, davranışların ve yapıların kuralları-kanunları geçerlidir!

Geçmişte soyut anlatılan kavramların hep somut gerçeklere işaret ettiğini kavramaya çalışalım!

"Sistem" gerçeğinin Allah yaratısı olduğunu farket!

Ölümötesi boyutta, yalnızca kendi yaşamınızın getirisi sonuçlarını yaşayacaksınız!

Allah'ın varediş sistemi değişmez. Çünkü varlık orijininde O Mutlak Varlık olmasına rağmen, o suretlerin şartları içinde o fiilleri ortaya koymuştur!

Din, "İlâhi Kanunlar"a dayanan bir "Sistem"dir. İnsan bedeninden kozmosa kadar herşey kendi sistemi içindedir!

Lâflamakla vakit geçiren kişinin Sistemli ve derin düşünceyle çözülebilecek gerçeklere ermesi imkânsızdır.

Evrende zulüm yoktur!

"Sünnetullah" oluşumundaki "İnsan"a ait gerçekler

Hz.Muhammed Mustafa (a.s) bugün yaşasaydı nasıl giyinirdi acaba?

Hiç yorum yok: